Sağlık Kılavuzu ve Kürler

“Gıda Takviyesi” Adı Altındaki Tehlike: Bitkisel Ürünlerde Ruhsat Karmaşası

Markette, aktarda veya internette karşınıza çıkan o şifalı şişenin üzerinde “Bakanlık Onaylı” yazıyor olması, sizi tamamen güvende hissettirmeli mi? Cevap maalesef hayır.

Doğal Hekim olarak, bitkilerin şifasına inandığımız kadar, bilimin ışığından ayrılmamanın da hayati olduğunu savunuyoruz. Bugün, Türkiye’deki bitkisel ürün pazarındaki en büyük “açık kapı”yı ve sağlığınızı tehdit edebilecek “Ruhsat Karmaşasını” masaya yatırıyoruz.

Sorunun Kaynağı: Sağlık mı, Gıda mı?

Normal şartlarda, insan fizyolojisini etkileyen, tedavi edici veya önleyici özelliği olan her ürünün “İlaç” veya “Bitkisel İlaç” kategorisinde değerlendirilmesi ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından çok sıkı denetimlerden geçirilerek ruhsatlandırılması gerekir.

Ancak mevcut sistemdeki boşluklar nedeniyle şu tehlikeli senaryo yaşanmaktadır:

  1. Arka Kapı Yöntemi: Gerekli bilimsel standartları sağlayamadığı için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alamayan bazı ürünler, yasal bir çıkış yolu bularak rotayı Tarım ve Orman Bakanlığı’na çevirir.
  2. Etiket Oyunu: Aslında tıbbi etkileri olan bu ürünler, sanki birer yiyecekmiş gibi “Gıda Takviyesi” veya “Takviye Edici Gıda” adı altında, çok daha gevşek prosedürlerle Tarım Bakanlığı’ndan izin alarak piyasaya sürülür.

Neden “Gıda Takviyesi” Demek Yanlış?

Bir bitki ekstresi, kan şekerinizi düşürüyorsa, tansiyonunuzu dengeliyorsa veya ağrınızı kesiyorsa; o artık bir gıda değil, bir ilaçtır.

Bu ürünlerin “Gıda Desteği” olarak sınıflandırılması büyük bir çelişkidir. Çünkü gıdalar beslenmek içindir, ilaçlar ise tedavi etmek veya fizyolojik bir etki yaratmak içindir. Etkisi bu kadar güçlü olan maddelerin denetimi, gıda mühendisliği prosedürlerinden ziyade, tıp ve eczacılık otoritelerinin (Sağlık Bakanlığı) kontrolünde olmalıdır.

“Doğaldır, Zararsızdır” Yalanı

Piyasadaki bu denetimsizliğin en büyük pazarlama silahı şudur: “Ürünümüz tamamen bitkiseldir, kimyasal içermez, dolayısıyla zararsızdır.”

Bu, halk sağlığı açısından kabul edilemez bir aldatmacadır.

  • Doğadaki en güçlü zehirler de bitkiseldir.
  • Bilimsel dozajı ayarlanmamış, laboratuvar analizi yapılmamış hiçbir ürün, sadece bitkisel olduğu için güvenli sayılamaz.
  • Tarım Bakanlığı onayıyla çıkan ürünlerde, tıbbi dozaj ve ilaç etkileşimi kontrolleri, Sağlık Bakanlığı standartlarında olmayabilir.

Tüketici Olarak Ne Yapmalısınız?

Sağlığınızı riske atmamak için bu hukuki ve etik karmaşada kendinizi nasıl korursunuz?

  1. Tedavi İddiasına Kanmayın: Eğer bir ürün kutusu üzerinde “Kansere son”, “Kesin tedavi” gibi iddialı tıbbi vaatler varsa ve üzerinde sadece Tarım Bakanlığı izni varsa, o ürüne şüpheyle yaklaşın.
  2. Eczaneyi Tercih Edin: Sağlık Bakanlığı onaylı bitkisel ilaçlar (Fitofarmasötikler) sadece eczanelerde satılır.
  3. Hekiminize Danışın: Kullandığınız “Gıda Takviyesi”nin, mevcut ilaçlarınızla etkileşime girip girmediğini mutlaka doktorunuza sorun.

Unutmayın; sağlık şakaya gelmez, ruhsatı kimden aldığınıza dikkat edin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir